TKÖD BAŞKANI AVCI, VURGULADI: "TEK SUÇLU "DİKKATSİZ SÜRÜCÜ" DEĞİL"

Yayınlanma Son Haberler

Trafik Kazalarını Önleme Derneği (TKÖD) Başkanı Mehmet Avcı, trafikte yaşanan kazalarda ‘dikkatsiz sürücü’ denilerek sürücünün suçlanması yanı sıra altyapı eksikliğinin de dikkate alınması gerektiğini belirterek, altyapı eksikliğinin de neden olduğu kazalarda eksikliğe sebebiyet verenlerin de dava edilmesi gerektiğini kaydetti.

KKTC’deki yollarda birçok altyapı eksikliği olduğunu ve bu altyapı eksikliklerinin kazalara sebep olduğunu ifade eden Avcı, meydana gelen kazalarda maddi hasar ve can kaybı olması sonucunda sigorta şirketlerinin dünyanın birçok yerinde olduğu gibi altyapı eksikliğine neden olan Bakanlık ve devlet yetkililerini dava etmesi gerektiğini söyledi.

Hükümetlerin bugüne kadar yol yapımı için bütçe ayırmamasından yakınan Avcı, yol yapımı için gerekli olan asfalt, boya, levha gibi malzemelerin bir ömrü olduğunu ve insan hayatı bakımından önem taşıyan noktaların belli sürelerde yenilenmesi gerektiğine değinerek tüm yolların son dönemlerde tam anlamda eksiksiz olarak yapılan Gönyeli – Boğaz yolu gibi olması gerektiğini ifade etti.

Kıbrıs Postası’na konuşan Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, KKTC’de meydana gelen trafik kazalarında ‘dikkatsiz sürüş’ yanı sıra altyapı bozukluklarının da büyük ölçüde sebebiyet verdiğini ifade etti.

7 Ocak 2018’de gerçekleşecek erken genel seçim sonrasında görev yapacak olan hükümet yetkililerine çağrıda bulunan Avcı, insanların trafikte can vermesini önlemek adına KKTC’deki trafik sorununa gereken öneminverilmesi gerektiğini söyledi.

“Sigorta şirketleri altyapı eksikliklerini tamamlamayan devlet yetkililerine dava açmalı”

Yaşanan kazaların genel anlamda ‘dikkatsiz sürüş’ nedenine bağlanmasının doğru bir yaklaşım olmadığına ve sürücülerin ve devletin önlem alması adına bu yaklaşımın olumsuz bir algı yarattığına değinen Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, yollardaki altyapı eksikliğinin birçok kazanın nedeni olduğunu ve altyapı eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini ifade etti. Altyapı eksikliğinin devlet tarafından ihmal edilmesi yanı sıra sürücüler ve sigorta şirketlerinin de üzerine düşeni yaparak mahkemeye taşınan trafik kazası davalarında ilgili devlet yetkilileri ve bakanlıkları da dava etmemesinin altyapı eksikliklerinin tamamlanmasında rol oynadığını ifade eden Avcı, “ Polis ve basın tarafından ‘dikkatsiz sürüş’ veya ‘direksiyon hâkimiyetini kaybetti’ şeklinde lanse edilen kaza haberleri aslında hazıra alışmış olmanın getirdiği bir ifade şekli. Meydana gelen kazalarda sürücü hatası yanı sıra örneğin yollardaki aydınlatma lambalarının yanmaması veya gerekli levhanın bulunmaması gibi altyapı eksikliğinin de büyük etkisi oluyor. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük hasarlara veya can kaybına neden olan kazaların yaşanması sonucunda sigorta şirketleri de üzerine düşeni yapmalı ve söz konusu altyapı eksikliğini tamamlamayan devlet yetkililerine dava açmalıdır” şeklinde konuştu.

“Hükümetler yol yapımı için bütçe ayırmıyor, para da proje de TC’den alınıyor”

Hükümetlerin bugüne kadar yol yapımı için bütçe ayırmamasından yakınan Avcı, yol yapımı için gerekli olan asfalt, boya, levha gibi malzemelerin bir ömrü olduğunu ve insan hayatı bakımından önem taşıyan noktaların belli sürelerde yenilenmesi gerektiğine değinerek tüm yolların son dönemlerde tam anlamda eksiksiz olarak yapılan Gönyeli – Boğaz yolu gibi olması gerektiğini ifade etti ve şöyle konuştu:

“Bugüne kadar hükümetler, yol yapımı için gereken maddi ihtiyacı ve yol yapım projelerini Türkiye’den aldı. KKTC hükümetleri bütçesinden yol bakımı için bütçe ayırmadı. Hâlbuki bir yolun ömrü belli, tüm bu konularda insan hayatı düşünülerek hareket edilmeli. İnsan hayatına önem verilerek yol güvenliği sağlamak en önemli noktalardan biri olmalı. Son dönemlerde yapılan Gönyeli – Boğaz yolu eksiksiz yapılan bir yoldur. Tüm yolların bu şekilde yapılması gerekiyor. Asfalt dökmekle yol yapımı bitmiyor. Sadece asfalt dökerek yol açılışı yapan, kurdele kesenler oldu ve eksiklerle dolu açılan yollarda kaza yapan hayatını kaybeden birçok

“KKTC’yi sanki de dünyayı hiç görmemiş bir yönetici kitlesi idare ediyor”

KKTC’de otoban olmamasına ve otobanın gerekliliğine değinen Avcı, Rum hükümetinin Lefkoşa’dan Larnaka’ya kadar otoban yaparken, KKTC hükümetinin Lefkoşa’dan Mağusa’ya kadar otoban yapamamasını eleştirdi. Otoban yapılamamasının önündeki engellerden en önemlisinin hükümetlerin ileriye dönük önlem almayarak hareket etmesi ve otoban yapılması gereken arazileri 1974’te dağıtması olduğunu ifade eden Avcı, “Otobanların etrafı tellidir hayvan ve yaya giremez ve araçla direk çıkış yapılamaz ve yol kenarında iş yeri olamaz. Bizde otoban sistemi yapılmadı, düşünülmedi. Karşımızda Lefkoşa’dan Larnaka’ya kadar otoban yapabilen bir hükümet varken, KKTC’de Lefkoşa’dan Mağusa’ya kadar otoban yapamadık çünkü arsalar insanlara dağıtıldı, ilerisi düşünülmeden hareket edildi şimdi ise otoban yapmak için binaları yıkmak gerekir. Bu da bir ayıbımızdır diye düşünüyorum. Şu anda bir tek Lefkoşa-Boğaz yoluna otoban yapılabilir. Bu yolda koruma bandı var, tali yol yasağı var, iskân yasağı var. O yolun otoban şeklinde tellenmesini, bariyerlerin konmasını, yaya ve hayvanların girmesinin önlenmesini önerdim. Ancak siyasi irade orada hala daha gülücük dağıtıyor. Gerekli önlemler alınmadı. 100 km hızla gidilen yolda hala otostop çekilmesine izin veriliyor. Orada yayalar da öldü, araçlar ise birçok kaza da yaptı. Burada önlem almak gerekiyor. KKTC’yi sanki de dünyayı hiç görmemiş bir yönetici kitlesi idare ediyor” dedi.

“Bisiklet sürücüleri, canlarını avuçlarında taşıyarak bisiklet sürüyor”

KKTC’de bisiklet sürmenin hayati risk arz ettiğine de değinen Avcı, bisiklet sürücülerinin altyapı eksikliği nedeni ile ‘canlarını avuçlarında taşıyarak’ bisiklet kullandığını ifade ederek bisiklet yollarının tek bir çizgi ile ayrılmasının doğru bir uygulama olmadığını ve bariyer ile yoldan ayrılarak kazaya sebebiyet verilmeden planlanması gerektiğini söyledi.

Bisiklet sürücülerinin hayatlarının tehlike altında olmasının nedenlerini sıralayan Avcı, birinci önemli noktanın bisiklet sürenlerin tam anlamıyla kuralları bilmemesi ve dikkate almaması olduğunu ifade ederken, ikinci önemli noktanın ise araç sürücülerine bisiklet sürücülerini koruyacak düzeyde eğitim verilmemesi ve bisiklet kültürünün ülkemizde hakim olmamasından kaynaklandığını belitti.

“Güvenli şekilde bisiklet kullanmak için altyapının mutlaka koruyucu olması gerekir”

Son günlerde Tabipler Birliği ve bisikletle ilgili derneklerinbisiklet sürmenin yaygınlaşması adına düzenlediği kampanyalara dernek olarak destek verdiklerini belirten Avcı, “Dernek olarak görüşümüz bu ülkede bisiklet sürmenin hayati tehlike arz ettiği... Hayati tehlike taşımasında önemli iki nokta var. Birinci olay bisiklet süren kişilerin birçoğu bilgisiz ve eğitimsiz. İkinci önemli nokta ise araç sürücülerinin bisiklet sürücülerini koruma eğitimi, disiplini ve kültürünü almaması. Dolayısıyla bu ülkede bisiklet sürmek canını avucuna almak demek. Bisiklet sürülmesi doğru bir olay buna bir lafım yok ancak yollardaki altyapı ile desteklenmeli. Araç sürücülerinin tümü tam anlamıyla ‘bozuk düzen’ nedeni ile araç sürmeyi bilmiyor. Bu düzen içerisinde bisiklet sürenlerin kuralları bilmesi oldukça zor. Bisiklet sürmek özellikle son zamanlarda gündeme geldiği için hala bisiklet sürmenin kültürü tam anlamıyla oturmuş değil. Bisiklet süren de kendi güvenliğini tam anlamıyla sağlamadan trafiğe çıkıyor. Araç sürücülerinde de maalesef güçlü olan ‘savunun ben geliyorum’ formülü uygular, sistem bu. Maalesef bu bozuk ve adil olmayan sistemde bisiklet kullanmak için altyapının mutlaka koruyucu olması gerekir. Bir çizgi ile anayoldan ayrılıp bisiklet yolu olması bu kültürde yetersiz, bariyer konması gerekir ki olası bir kazaya sebebiyet verilmesi önlenebilsin” şeklinde konuştu.

Trafik Kazalarını Önleme Derneği